2025 Yılına Bakış

Teknoloji ve Yapay Zekâ Gündemi

Dijitalleşme, Yapay Zekâ ve Siber Güvenlik

Küresel ölçekte finans sektöründe dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamaları, 2025 yılı itibarıyla bankacılık iş modellerini yeniden şekillendiren temel dönüşüm alanlarından biri haline gelmiştir.

Avrupa Birliği, finans sektöründe yüksek riskli yapay zekâ uygulamalarına ilişkin şeffaflık, izlenebilirlik, insan gözetimi ve siber güvenlik yükümlülüklerini netleştirmek amacıyla 1 Ağustos 2024 tarihinde Yapay Zekâ Tüzüğü³⁰ (AI Act)’nü yayımlamıştır. Tam uygulanabilirlik tarihi 2 Ağustos 2026 olarak belirlenen Tüzük ile, kabul edilemez risk taşıyan uygulamalar yasaklanmakta; yüksek riskli yapay zekâ sistemleri için risk yönetimi, veri yönetişimi, teknik dokümantasyon, insan gözetimi, şeffaflık ve uygunluk değerlendirmesi gibi yükümlülükler getirilmekte; belirli kullanım alanlarında ise kullanıcıların bilgilendirilmesini zorunlu kılan şeffaflık hükümleri tanımlanmaktadır. Bu çerçeve, bankaların yapay zekâ temelli süreçlerini yönetişim ve risk yönetimi perspektifiyle yeniden yapılandırmalarını gerekli kılmaktadır.

AI Act’in coğrafi kapsamı, düzenlemenin etkisini AB sınırlarının ötesine taşımaktadır. Tüzük uyarınca, AB pazarına yapay zekâ sistemi veya GPAI modeli sunan ya da çıktıları AB’de kullanılan yapay zekâ çözümleri geliştiren AB dışındaki şirketler de doğrudan kapsama girmektedir. Bu kapsam, Türkiye’de geliştirilen ve AB’deki kullanıcıların erişimine açık olan veya AB içinde kullanılan yapay zekâ sistemlerinin de AI Act hükümlerine tabi olmasını mümkün kılmaktadır. Bu yaklaşım, Türkiye’de faaliyet gösteren ve AB ile yoğun ticari ve teknolojik ilişkilere sahip şirketlerin erken uyum stratejileri geliştirmesini teşvik etmektedir.

WEF tarafından yayımlanan Global Cybersecurity Outlook 2025³¹ raporuna göre, yapay zekâ kullanımının yaygınlaşmasıyla siber saldırı tekniklerinin de paralel biçimde daha sofistike, otomasyona dayalı ve hedefli hale gelmesine yol açtığını ortaya koymaktadır. Raporda, özellikle finansal kurumların veri güvenliği, kimlik doğrulama mekanizmaları ve operasyonel süreklilik alanlarında ilave önlemler geliştirmesinin zorunlu hale geldiği vurgulanmaktadır. Bu çerçevede, dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarının sağladığı hız, ölçeklenebilirlik ve maliyet avantajları ile artan siber güvenlik riskleri arasındaki ödünleşimler, bankaların dijital dönüşüm yatırımlarını, veri güvenliğini gözeten bütüncül bir risk yönetimi yaklaşımıyla dengelemesini gerekli kılmaktadır.